EKONOMİK VE PARASAL BİRLİK
1. Tarihçe: Avronun Kabulü
Avrupa Ekonomik ve Parasal Birliği (EMU), katılımcı Avrupa ulusları arasında, tek bir para birimini (avro) ve mali sorumluluk açısından koşulları belirlenmiş tek bir ekonomik politikayı paylaşmayı amaçlayan bir anlaşmadır. Halihazırda, EMU'ya entegrasyon dereceleri farklı olan 27 üye devlet vardır. On altı üye devlet avroyu kabul etmiştir: Avusturya, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya, 1 Ocak 2008'den itibaren Kıbrıs ve Malta ve 1 Ocak 2009'dan itibaren Slovakya. Diğer üç üye devletin (Birleşik Krallık, Danimarka ve İsveç) avroyu kabul etmek için acil herhangi bir planları yoktur. Diğer üye devletler, avroyu kabul etme açısından farklı aşamalarda olup, önümüzdeki on yıl içinde Avro Bölgesi'ne katılmaları öngörülmektedir.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, endüstrileşmiş dünyada birçok para birimi, Bretton Woods Sistemi çerçevesinde altın standart olarak adlandırılan standart gereğince ABD dolarına sıkı sıkıya bağlandı. Doların fiili üstünlüğü ve bazı Avrupa para birimlerinin zorla devalüasyonu, Avrupalı politikacıları, Avrupa ulusları arasında daha büyük bir ekonomik entegrasyon yoluyla bu dengesizliği telafi etme yolları aramaya yöneltti.
Tek bir Avrupa para birimi planları 1969'da, o zamanlar altı üye devletten oluşan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) tarafından yayınlanan Barre Raporu ile başladı. Bunu aynı yıl içinde, Devlet Başkanlarının veya Lahey'de yer alan Hükümetlerin ekonomik ve parasal bir birlik oluşumunu planlamak üzere katıldıkları bir toplantı izledi. Bu süreç, Başkan Nixon'un doların altınla konvertibilitesini ortadan kaldıran tek taraflı kararının ardından Bretton Woods Sistemi'nin 1971'de çökmesi ve 1972'deki petrol krizi nedeniyle gecikmeye uğradı. Bu arada AET, birçoğu ulusal para birimlerini bırakmaya pek de hevesli olmayan dokuz devleti daha bünyesine katacak şekilde genişledi.
Halihazırda, katılımcı Avrupa ülkeleri, EMU'nun gelişme sürecinin tarihi aşamalarına denk gelen üç farklı ekonomik aşamaya entegre olabilirler.
1. Aşama
Avrupa para birimlerini birbirine bağlamak ve para değerleri arasında büyük dalgalanmaları önlemek amacıyla 1979'da Avrupa Para Sistemi (EMS) kuruldu. EMS, her üye devlet para birimine ilişkin döviz kurlarının bir referans değerin her iki tarafındaki dalgalanmaları daraltacak şekilde (+/-% 2,25) kısıtlanabileceği Avrupa Döviz Kuru Mekanizması'nı (ERM) oluşturdu. Bu referans değer, tüm katılımcı ülke para birimlerinin Avrupa Para Birimi (ECU) adıyla tek bir sepette toplanmasıyla ve ağırlığının üye devletlerin ekonomilerinin büyüklüğüne göre artırılmasıyla elde edildi.
1980'lerin sonlarında üye devletlerin her birinin pazarı komşularına uzanacak kadar büyüyerek, en sonunda Avrupa Tek Pazarı olarak adlandırılacak bir şekil aldı. ERM ile sağlanan nispi istikrara rağmen döviz kuru riski ve bu durumun yol açacağı artan işlem maliyetleri, Tek Pazar'da uluslararası ticarete ket vurabilirdi. Tek Pazar için tek para biriminin oluşturulmasının ardından mantıklı bir çözüm göründüğünden, tek para birimi fikri ileri sürüldü.
Jacques Delors başkanlığındaki Avrupa Komisyonu Şubat 1986'da, AT üye devletleri arasındaki kurumsal ve ekonomik engelleri kaldırmayı amaçlayan ve ortak Avrupa pazarı hedefini gerçekleştiren Tek Avrupa Yasası'nı kabul etti. 1989'da, EMU'yu üç aşamalı olarak gerçekleştirmek üzere planlar yapıldı. 1. Aşama süreçleri 1979'da EMS ile başlamasına rağmen, ilk aşama resmi olarak 1990'da, döviz kuru üzerindeki denetimler kaldırılıp, AET içinde sermaye hareketleri serbest bırakılınca başladı. 1992'de, Delors Komisyonu tarafından öngörülen üç aşamalı süreç, ortak para biriminin kabulü için ekonomik yakınsama kriterleriyle birlikte, Maastricht Anlaşması'nda resmi halini aldı. Aslında bu sayede, AET artık Avrupa Birliği'ne dönüştü. Avrupa Birliği'nde üyelik kriterleri ve avronun kabulü üç belgeyle belirlenmiştir. İlki, 1 Kasım 1993'te yürürlüğe giren 1992 Maastricht Anlaşması'dır. Aynı yıl içinde, Kopenhag'da Avrupa Konseyi tarafından ikincisi oluşturulmuş ve Maastricht Anlaşması'nın genel hedeflerini netleştiren Kopenhag Kriterleri hazırlanmıştır. Üçüncüsü, AB'ye katılan her ülke için katılım öncesinde görüşülen Çerçeve anlaşmasıdır. Kriterler ayrıca yıllar geçtikçe AB mevzuatı ve Avrupa yargı makamlarının kararları doğrultusunda netleşmiştir.
EMU gelişme sürecinin 1. Aşaması, mevcut bir aday ülkenin öncelikle Kopenhag Kriterleri'ni karşılaması, ardından AB'ye katılımıyla ilişkilendirilebilir.
2. Aşama
Aralık 1995'te Madrid'de düzenlenen zirvede Almanya, ECU'nun adını avro olarak değiştirmeyi başarıyla ileri sürdü. Madrid senaryosu olarak anılan bu senaryoda ayrıca avronun önce muhasebe alanına girmesi ve ardından nakit para birimi olarak kullanımı arasındaki geçiş süreci de belirlendi.
EMU'nun ikinci aşamasında, Avrupa Para Enstitüsü (EMI) kuruldu ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) habercisi oldu. Haziran 1997'de Amsterdam'da Avrupa Konseyi, İstikrar ve Büyüme Paktı'nı kabul etti ve avronun kullanıma girmesinin ardından Avrupa Para Sistemi ve ERM'i izleyecek olan ERM II belirlendi. Ertesi yıl Avrupa Konseyi Brüksel'de, 1999 yılında avroyu kabul edecek on bir ülkeyi seçti ve Avrupa Birliği için para politikalarını yerleştirmek ve Avrupa Merkez Bankaları Sistemi'nin (ECB'nin kararlarını uygulayacak, banknot ve madeni para basacak ve yakınlaşma kriterlerini karşılama konusunda ilk avro ülkelerine destek olacak ulusal bankalar) faaliyetlerini denetlemek göreviyle ECB hayata geçirildi.
EMU gelişme sürecinin 2. Aşaması, son zamanlarda ERM-II uygulamasına geçmeye razı olan ve avroyu kabul etmeden önce en az iki yıl bu uygulamada kalması zorunlu olan bir üye devlet ile ilişkilendirilebilir.
3. Aşama
1 Ocak 1999'da avro, fiziksel olmayan biçimde kabul edildi ve 15 üye devletten 11'nin para birimleri için döviz kurları 1998'in son günü sabitlendi. Döviz Kuru Mekanizması (ERM), mevcut avro para birimi bağlamında ilk ERM ile benzer şekilde işlev gören ERM-II'ye yerini bıraktı. ECB, her üye devletin Merkez Bankalarının desteğiyle tek para politikasını uygulamaya başladı ve Madrid'de belirlenen ve 1 Ocak 2002'ye kadar sürecek üç yıllık geçiş süreci başladı. Komisyon, 2000 yılının ortalarında, Yunanistan'ın 1 Ocak 2001 tarihinde tek para birimi uygulamasının 3. aşamasına resmen katılabileceğini duyurdu.
Avro, Avro Bölgesi olarak adlandırılan 12 ülke (Avusturya, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, İspanya ve Portekiz) için sanal bir para birimidir. Avro, muhasebe amaçlı olarak kullanılıyor ve firmaların üye devletler arasında döviz kurlarının sabitlenmiş olduğunu bilmeleri, avro üzerinden işlemleri güvenle gerçekleştirebilmelerini sağlıyordu. Halkın yeni para birimine alışmasını sağlamak için, banka hesaplarında avro değerleri ulusal para birimlerinin yanında yer aldı.
1 Ocak 2002'de yeni para birimini kabul edecek her devlet, Maastricht Anlaşması ile belirlenen Yakınlaşma Kriterlerine uymak zorundaydı. Söz konusu kriterler dört farklı gereklilik içermektedir.
Para birimleri en az iki yıl boyunca, ERM ile belirlenen bant içinde kalmak zorundadır
Uzun vadeli faiz oranları, en iyi performans gösteren üç üye devletinkilerin en fazla iki yüzdelik puan üzerine çıkabilir
Enflasyon bir referans değerin altında kalmalıdır (3 yıl içinde fiyatlar, en iyi performans gösteren ülke fiyatlarının % 1,5'ini aşamaz)
İç borç, GSYİH'nın % 60'ının altında (veya bu hedefe yaklaşmakta) ve bütçe açığı % 3'ün altında olmalıdır
Avronun 1 Ocak 2002'de tedavüle girmesi için yapılan hazırlıklarda yaklaşık 633 milyar avro değerinde 14 milyarın üzerinde banknot ve 250.000 ton metal kullanılarak 52 milyar madeni para basıldı. 1 Ocak 1999 hedefine ulaşma sürecinde karamsarlar, korku salarak ve zihin karışıklığına yol açarak hüküm sürüyordu. Medya, bu tür bir toplu para birimi değişikliğinin başarılı olmayacağına dair hikayeler kurguluyordu. Fakat bu tür korkuların asılsız olduğu kanıtlanmış oldu. Bankamatik makineleri gece yarısını bir dakika geçe yeni para birimini vermeye başladı ve vatandaşlar birkaç gün içinde avro ile harcama yapıyorlardı.
EMU gelişme sürecinin 3. Aşaması, ERM-II uygulamasına katılmış ve Yakınlaşma Kriterleri'ni en az iki yıl süreyle uygulamayı sürdürmüş bir üye devletin Avro Bölgesi'ne katılması ile ilişkilendirilebilir.
Döviz kurunun geliştirilmesi
4 Ocak 1999'da Frankfurt borsasında ilk ticari gününde avronun değeri, ABD doları karşısında 1,1789 oldu. O günden sonra avro değer kaybetmeyi sürdürerek, sadece bir yıl sonra avro-dolar paritesinin altına indi ve yeni para biriminin ABD doları karşısında ulaştığı en düşük değer olan 0,8225'e indiği 26 Ekim 2000 tarihine kadar düşüşünü sürdürdü. Yıl boyunca ortalama döviz kuru 0,95 dolar oldu.
Avro, 2002'de nakit avronun piyasaya sürülmesine kadar belini doğrultamadı; 2002 sonuna gelindiğinde avronun değeri 0,90 dolardan 1,02 dolara yükselmişti. Bir yıl sonra 1,24 dolara ulaştı. Kasım 2004'te 1,30 dolar çizgisini geçti ve 30 Aralık 2004'te 1,3668 dolarlık rekor seviyesine ulaşarak yılı kapattı. 2005 boyunca avro, Aralık'ta 1,18 dolara düştü, ardından Kasım ayında başlangıç noktasının da altına indi. 2006'da avro, 2 Ocak ve 5 Haziran tarihleri arasında 1,1813 dolardan 1,2958 dolara çıktı. Yıl sonunda para birimi, 1,30 dolar çizgisini kolayca aşarak rekor seviyesine ulaştı ve bu seviyede kalacakmış izlenimi verdi.
2007 ve 2008 boyunca giderek derinleşen kredi kriziyle avro fırlama kaydederek, Temmuz 2008 ortasında 1,5990 dolarlık yeni bir zirveye yerleşti. Yıl sonuna gelindiğinde avro, İngiliz sterliniyle yeni bir pariteye ulaştı.
Ana hususlar
Tek para birimiyle ilgili planlar 1960'ların sonunda başladı
EMU entegrasyonunun üç aşaması: AB'ye Katılım, ERM-II, Avro Bölgesi
1992 Maastricht Anlaşması, 1993 Kopenhag Kriterleri, bireysel Katılım Çerçevesi
Avro Bölgesi'ne katılım için Dört Yakınlaşma Kriterleri
Quick-jump to other chapters in this dossier :
Chapters
- 1. Tarihçe: Avronun Kabulü
- 2. İstikrar ve Büyüme Paktı
- 3. Avrupa Merkez Bankası (ECB)
- 4. Avro Bölgesi'nin Genişletilmesi
- 5. Avro Ne Sağladı?
- 7. Key policy makers and contacts